10 Temmuz 2022 Pazar
İslâmiyet ve Hayvana eziyet
10 Haziran 2022 Cuma
Cennetlik Adam
5 Haziran 2022 Pazar
Mümin ve Zalim
29 Mayıs 2022 Pazar
Kur’an Eğitimi ve Yaz Kur'an Kursları
Çocuklarımızı neden yaz Kuran kursuna göndermeliyiz
28 Mayıs 2022 Cumartesi
İtaat ve İbadet
23 Mayıs 2022 Pazartesi
Duanın Karşılığı
16 Mayıs 2022 Pazartesi
Musibetin İlk Anı ve Sabır
13 Mayıs 2022 Cuma
Gece Gündüz Şükür
3 Mayıs 2022 Salı
Peygamber Efendimiz [s.a.v] Bayramları Nasıl Geçirirdi?
2 Mayıs 2022 Pazartesi
Bayramları Nasıl Geçirmeliyiz?
23 Şubat 2022 Çarşamba
Kardeşin Hakkında İyi Düşün
Kardeşin Hakkında İyi Düşün
16 Şubat 2022 Çarşamba
Müslüman Ahlâkı
Müslüman Ahlâkı
14 Şubat 2022 Pazartesi
iyilik bağları
İyilik Bağları
7 Şubat 2022 Pazartesi
İhsan ve Cömertlik
6 Şubat 2022 Pazar
Komşularla Beraber
18 Ocak 2022 Salı
Başlıksız
Hakikati Ararken
17 Ocak 2022 Pazartesi
Adamlığın Aslı
Adamlığın Aslı
Ebu’l-Abbas ibn Atâ (kuddise sırruhû) bir gün arkadaşlarına “İnsan ne ile yükselir?” diye sormuş. Kimi: “Başa kakmayı bırakmak ve nefsi feda etmekle” demiş. Kimi: “İyilik etmek, ölçülü davranmakla” demiş. İbn Atâ şöyle demiş: “Yükselen yalnız güzel ahlâk ile yükselmiştir. Hz. Peygamber’den (sallallahu aleyhi vesellem) başka hiç kimse de güzel ahlâkta son noktaya (kemale) ermemiştir.”
Şöyle denmiş: “Halkın Allah’a en yakın olanı, Hz. Peygamber’in izinden gidenler, onun sözlerine uyanlardır.” Şöyle de denmiş: “Arifin sermayesi yaratıklara sevgi beslemektir. Hz. Peygamber’in söylediği gibi: “Ben farzları yapmakla emrolunduğum gibi, insanlara karşı hoş davranmakla da emrolundum.”
Biri de şöyle demiş: “Mürüvvetin (adamlığın, insanlığın) aslı, yaratıklara karşı geniş yürekli olmak, kötü huyluluğun aslı da dar yürekli olmaktır. Yüce Allah buyurmuştur: “Allah kimin kalbini İslâm’a açarsa o Rabbinden bir nur üzerinde bulunmaktadır.” (Zümer, 22). Kim Rabbinden bir nur üzerinde bulunursa kalbi geniş, ahlâkı güzel olur.
Semerkand Takvimi
13 Ocak 2022 Perşembe
Sufilik Kisvesi
Tasavvuf yolunda olduğunu iddia edip de vücut azalarını kulluk ve hizmetten alıkoyan, kalbini zikirle meşgul etmeyen, himmetini Hak üzerinde toplamayan, niyetini temizlemeyen, kendisinin olmayan bir şeyi iddia etmiştir. Maksadı insanları kandırıp tasavvufu bir geçim vasıtası yapmak ve böylece onların sırtından geçinmektir.
O kimse güzel vakti alıp mahveder. Eğer ona nefsi küçültme, ibadet, belalara tahammül yolu açılsa, mücahede yapması istense rezil olur. Bunları terk ettiği için iddiaya düşmüştür, yapmacık hareket etmektedir. Onun içinde ne Allah korkusu, ne murakabe, ne vera’, ne mücahede ne zikir ne tasavvuf muamelesi yokken, sufilik kisvesi giymiştir.
Tasavvuf ona lanet eder. Davaları onun önüne perde olur. Şeytan ona yaklaşır, melekler ondan uzaklaşır. Allah ona gazab eder, hakiki tasavvuf erbabı onun düşmanı olur. Kardeşim, Allah’tan kork, dışını koru, esasa sarıl. Zira zahirde bir delili, bir şahidi bulunmayan her bâtın hal sapıklıktır. Ancak yolu düzgün, içi dışına uygun, halleri ölçülü olan kimse mutasavvıf olur. (Sülemî k.s)
Semerkand Takvimi
29 Aralık 2015 Salı
Zühd, Fakirlik, Emel, Reca VE Hırs
٩٥٨٥ أﺑﻮ ذر رﻓﻌﻪ ﻟﻴﺴﺖ اﻟﺰﻫﺎدةﻗﻰ اﻟﺪﻧﻴﺎ ﺑﺘﺤﺮﻳﻢ اﻟﺤﻠﺎل وﻟﺎ إﺿﺎﻋﺔ اﻟﻤﺎل وﻟﻜﻦ اﻟﺰﻫﺪ أن ﺗﻜﻮن ﺑﻤﺎ ﻓﻰ ﻳﺪاﻟﻠّﻪ ﺗﻌﺎﻟﻰ أوﺛﻖ ﻣﻨﻚ ﺑﻤﺎ ﻓﻰ ﻳﺪك وأن ﺗﻜﻮن ﻓﻰ ﺛﻮاب اﻟﻤﺼﻴﺒﺔ إذا أﺻﺒﺖ ﺑﻬﺎ أرﻏﺐ ﻣﻨﻚ ﻓﻴﻬﺎ ﻟﻮ أﻧﻬﺎ ﺑﻘﻴﺖ ﻟﻚ
Ebû Zer radiyallahu anh'dan:
(Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)